KORKUNUN PANZEHİRİ CESARETTİR !!! (NEŞECAN KURUOĞLU)

Posted by admin3 on Pazar, Mart 7, 2010, 16:47
Bu Yazı KY Kategorisinde ve 0 Yorum var.

Öncelikle tüm kadınların “EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ”’nü, yürekten kutluyorum. Hele hele emek veren, üreten kadınları kucaklamak istiyorum. Bu günün önemi de burada gizlidir ya zaten… New York’lu kadın işçilerin direnişi ve özgürlük mücadelesi sonucunda, polisin olaya müdahale etmesiyle 129 kadın işçi darp edilmiş ve kapatıldıkları fabrikada yanarak ölmüşlerdir. Böylece 8 Mart 1857, tarihe kadın işçilerin ilk kitlesel grevi olarak geçmiştir.
129 kadın işçinin toprağı bol olsun. Onlarla çalışan bir kadın olarak gurur duyuyorum. Hak, özgürlük ve yaşam mücadelesi vermişler, canları pahasına…
Biz de her yıl olduğu gibi, bu yılda hep birlikte kadınlar gününü kutlamaya devam edeceğiz. Bu günün anlam ve önemini irdeleyip, şiirler okuyup, konuşmalar yapıp, güzel sözler söyleyerek, aslında günü geçiştirmiş olacağız. Oysa 40.000 kadın işçinin mücadelesi, çok ciddi ve hayatlarına mal olan bir mücadeledir. Süslü bir iki cümleyle geçiştirilecek gibi cılız bir olay değildir. O, 40.000 kadın, sadece kadın hakları değil “İNSAN HAKLARI” savunuculuğunun liderliğini yapmışlardır bana göre…
Herkesin içinde mutlaka isyan etmek istediği, ya da baskıya dayanamayıp, çığlık atmayı istediği anlar çok olmuştur. Hani hayat bazen üzerinize abanır ya… Vazgeçmeyeceksiniz. Hayata rağmen, hayatı yaşamaya devam edeceksiniz. Korkmayacaksınız… Canınızı acıtacaklar. Üstüne üstüne gidecek mücadeleyi bırakmayacaksınız. Korkunun silahı CESARETTİR.
İnanacaksınız hayatın yaşamaya değer olduğuna… Uğrunda öleceğiniz bir hayatınız olduğuna… Hayata baş kaldıracaksınız, acılarınıza, yaralanmışlıklarınıza rağmen inanın ayakta kalacaksınız. Bir düzen vardır. Bu düzene bizlerde dahiliz… Düzen erkek ya da kadın ayrımı yapılmaksızın hepimizi yani tüm insanlığı kapsamaktadır. Öyleyse 8 Mart 1857 kadın hareketi bize ışık tutmalı, haklarımız ,özgürlüklerimiz olduğunu hatırlatmalı… Hareketin lideri kadınlar olabilir ama, sonuçta insanca yaşamanın mücadelesi olarak bakmalıyız olaya…
Geniş ve büyük düşünmeliyiz. Leonard Peltier olayı da iyi bir örnektir. Leonard Peltier, Amerika Birleşik Devletleri’nde Kızılderili lideri ve ressam idi.
1975 yılından bu yana, hükumetin bile çeşitli defalar, cezalandırıldığı suçu, aslında kimin işlediğinin bilinmediğini açıklamış olmasına karşın; ABD’nin Kansas eyaletindeki cezaevinde tutsaktır. her şeye rağmen kendi çapında özgürlük mücadelesi vermeye devam etmektedir. Şair Halil Cibran’ın da dediği gibi:
“Baskıya baş kaldırmayan kişi kendisine karşı adaletsizdir.” .
Yine Halil Cibran’ın dizelerinden:
“Ey kavmim, sana yapılmadıkça işkenceye karşı çıkmazsın.
Senin bedenine dokunmadıkça hiç bir acıyı duymazsın.”
İşte bu nedenlerle bir çok insanımız, haksızlığa uğramakta, hayatları alaşağı edilmektedir. Kendisini Devlet zannedenler tarafından… Unutmasınlar ki bir gün onlara da dokunulabilir. Hukuk bir gün onlara da lazım olabilir.
Dönelim Leonard’a, Leonard’ın masum olduğu gerçeğini, devlet dahil herkes bilmektedir. Leonard, cezaevinde 11 Eylül 2001 saldırılarından önce yazdığı kitabında, öncesinde de bu olayların var olduğundan bahsediyor ve devam ediyor;
“ Pis işlerini görmek için, bildiğimiz ulusal güvenlik maskesinin ardında saklandılar. İlk taktikleri: Hukuku unut, hukuk enayiler içindir. Adamını almak için hukuku çarpıt, adam ne kadar masum olursa olsun. Bütün hukuk ve yargı sistemini sabote et. Soruşturmanın odak noktasını kurbanların üzerinde tutmak ve kendi işlediğin suçlardan uzaklaştırmak için, sürekli yalan söyle… Kabul etmeliyim ki, bu taktikte müthiş başarılılar. Hukuk adına, kitaptaki her türlü kanunu çiğnediler. Böylece beni ve kimbilir daha kaç masumu hücreye veya mezara yolladılar. ABD Anayasasını, ucuz romana çevirdiler.”
Benzer ve en yakın örneklerini biz yaşamakta olduğumuz için, tüm bunları çok daha iyi anlayabiliyorum. Olay yargıda olduğu için üzerinde fazla durmak istemiyorum. Zaten tüm bu yaşadıklarımızın yakında kitabı çıkacak ve bence çok konuşulacaktır. Bir yanda Psikolojik baskılar, haksızlıklar, ayakta durma adına verilen savaşlar, atılan çığlıklar. Öbür yanda ben yaptım oldu demeler, şerefsizlikler, v.s. v.s….. Mutlaka bunların bir bedeli olacaktır. Olmalıdır ki, tekerrür etmemelidir. Ben T.C. vatandaşı isem ve belli haklara sahipsem ben bunların hesabını sonuna kadar sorarım. Hatta hayatımı adarım. Kimseden KORKMADAN, YILMADAN, USANMADAN…
Hayata küsmek, olaylar karşısında pes etmek umudu olmayan insanlara yakışır. O nedenle onurlu adımlarla yürüyüp, onurla ekmek mücadelesi verip, cesaretle olayların üstüne gidip, cesaretle direngenlik gösterip, “HAYATI HAYATA RAĞMEN” yaşamamız gerekir. CANIMIZI ACITSA BİLE…
Yazımı; hayatı, güçlü olmayı, ayakta durmayı, zorluklarla mücadele etmeyi, cesareti bana ve çocuklarıma aşılayan, kendisiyle gurur duyduğum, Sevgili Hayat Arkadaşım İhsan KURUOĞLU’NA ve 5 aydır kendilerini savunacak bir merci dahi bulamaksızın,dört duvar arasından yayınlarımızı ve olayları tebessümle takip eden, 23 yaşındaki aslanlar gibi oğlum ve kardeşime ithaf ediyorum. Sevgiyle ve cesaretle kalın…
ÇOCUKLARIMA

Diyelim ıslık çalacaksın ıslık
Sen ıslık çalınca
Ne ıslık çalıyor diye şaşacak herkes
Kimse çalmamalı senin gibi güzel

Örnegin kıyıya çarpan dalgaları sayacaksın
Senden önce kimse saymamış olmalı
Senin saydığın gibi doğru ve güzel
Hem dalgaları hem saymasını severek

De ki sinek avlıyorsun sinek
En usta sinek avcısı olmalısın
Dünya sinek avcıları örgütünde yerin başta
Örgüt yoksa seninle başlamalı

Diyelim zindana düştün bir ip al
Görmediğin yıldızları diz ipe bir bir
Sonra yıldızlardan kolyeyi
Düşlerindeki sevgilinin boynuna geçir

Say ki hiçbir işin yok da düşünüyorsun
Düşün düşünebildiğince üç boyutlu
Amma da düşünüyor diye şaşsın dünya
Sanki senden önce düşünen hiç olmamış

Dalga mı geçiyor düşler mi kuruyorsun
Öyle sonsuz sınırsız düşler kur ki çocuğum
Düşlerini somut görüp şaşsınlar
Böyle dalgacı daha dünyaya gelmedi desinler

Dünyada yapılmamış işler çoktur çocuğum
Derlerse ki bu işler bişeye yaramaz
De ki bütün işe yarayanlar
İşe yaramaz sanılanlardan çıkar

İsterseniz yorum yapabilir, veya Diğer yazılara Bakabilirsiniz.

Henüz Yorum Yok “KORKUNUN PANZEHİRİ CESARETTİR !!! (NEŞECAN KURUOĞLU)”

Yorumunuzu Belirtin


Chat plugin by BoWoB Chat for Wordpress