Kadın hakları, ezilen kadınlar platformu vs… Geçmişini bilmeyen toplumlar geleceğini tayin edemez derler… Yıllardır kadınlara yapılan şiddetleri kafamıza vura vura söylediler. Kadınlar eziliyor, kadınlar dayak yiyor, kadınlar mal gibi satılıyor, kız çocukları zorla …evlendiriliyor. Bunlar yaşanmadı değil yaşandı. Ama artık bitti. Olaylara klişeleşmiş hafızalarımızla bakmayalım artık. Kadınlar lider olsada bu memlekette; 8 mart kadınlar gününde yine kadınlar eziliyor, kadınlar dövülüyor diyerek naralar atar bu feminist düşünceler… Şimdi de yeni bir rüzgar başladı. Baktılar ki tarih artık kadınlara şiddet uygulamıyor, durum hiç de iç açıcı değil. Erkekler, kadınlara cinsel obje gözüyle bakıyormuş, sapıklıklar diz boyuymuş, erkekler internette belden aşağısı için vakit harcıyormuş… Sayarlar, söverler olmadı kovarlar, sonra da üste çıkarlar… Hak, hukuk, adalet, kadınlar… Bir milleti millet yapan ahlak ve değer yargılarıdır… Günümüzde kadın hakları dünkü gibi değil… Her gün kadına başka bir hak veriliyor. İstediğin erkeği sevebilirsin; istediğin erkeği kemirebilirsin; istediğin erkeği dolandırabilirsin… Hak üstüne hak! Yoksul kadın, zengin kadına uydu; yaşam tarzına özendi… Kocasını kabullenemedi; yediğini, giydiğini şükür edemedi… Bir de feministler demeye devam etti; ”Kadınlar eziliyor” Ara gazını aldı, boşadı kocasını… Kadın hafıza yuvasındaki hatıraları bir çırpıda yok etti… İthal tarzlarla hafızasını doldurdu… İthal giysiler, ithal kokular, ithal davranışlar, ithal yaşamlar… hepsini bir bir aldı benliğine Topuklarını yüksellti, saçlarını kabarttı… Kalçalara da selülit tedavisi… Gögüsleri dikleştirme operasyonu… Yüze, göze makyaj güzellik… Bacaklara ağda, kalçaları dolgunlaştırma… İlgi çekmek için vücut hatları reklamı kıyafetleri… İşte size kadın hakları! Şimdi başlıyor yaşamları… Erkeklerin gözünde kadınlara yönelik cinsel obje bakışı yok olmadığı için parası mülkü olan erkeklerin kollarında kadınlar furyası bol gezdi… Baba ocağı, Ana kucağı, Vefa bozacısı… Modern çağdayız! ”Modernize aşklar…” Sosyete artığı yaşamlar… Yaz aşkları, sınama zamanları, Tanışma süresi, Aşka inanmıyorum edebiyatı hepsi kadının icadı… Bir erkekten duydunuz mu ”aşka inanmıyorum” lafını? Hale, Jale… İşte şimdi şeytan tatilde… Karakterler vücut güzelliğiyle özdeşleşmiş… ”Ten Pazarı” en çok rağbet gören pazar; Satıcı satış yapmazsa alıcı nasıl alacak! Bu pazar şu an en çok rağbet gören pazarsa eğer satıcılar işi ustalaştırmış anlamını buluyoruz! Bu anlamın kapatılması söz konusu olamaz… Önce bu pazarın durulması gerekir! Erkeklerin cinsellik zaafından yararlananlar yine kadınlar! Toplumsal çatışmaya ortam hazırlayanlar her zaman klişeleşmiş hafızaya sahip insanlardır… Bir zamanlar yaşanılanları hâlâ yaşanılıyor gibi gösterenler kadın hakları savunucuları filan değildir… Onlar hazımsızlıktan kıvranan feminist borazancılardır… Şu an Türkiye’de üç yöneticiden biri kadın… Türkiye özel sektördeki %28′lik kadın yöneticisi ile Avrupa’da üçüncü sırada… Holdinglerde, özel şirketlerde, orta kademe şirketlerde genel müdür, genel müdür yardımcılığı, asistanlık seviyenlerinde kadın yoğunluğu var… Bu durum kadınların daha fazla söz sahibi olma yetkisini gösteriyor… Bu ülkenin kadınları artık söz sahibi… Sanayide, üretimde, ticarette artık kadınlarımız var… Şirketlerin yönetim kurullarında kadınlarımız var… İçimizde barınan fitnecileri… Türk Aile yapısını bozmaya çalışan fesatcı kibircileri… Aşkın yüceliğini kabullenemeyen meta pazarcılarını… Ayıklayalım… Artık klişeleşmiş hafızalarımızdan kurtulup 8 Mart Kadınlar Gününü hazımsız feministlerden sıyrılıp kutlayalım… Koray Demirkılıç