Futbola ilgim Babacığımdan dolayıdır. İstanbul’da semt takımı çalıştıran biriydi rahmetli. Bana sporsever ruhunu aşılayan da odur.
Bundan otuz beş sene önce, iki takım taraftarları tribünde yan yana oturup tezahürat yaparlar, kendi takımlarını alkışlardı. Hiç unutmam, Galatasaray Beşiktaş maçına gitmiştik, Annem Babam ve ben. İnönü stadında Beşiktaşlı taraftarlar Şenol Birol gol diye bağırıyorlardı, bende kendimi kaptırıp bağırmaya başladım, Annem, eteklerimden çekip kendine gel, sen Galatasaraylı değimlisin? Unuttun mu diye müdahale etti. Hayır unutmadım, unutmak değildi o. Stat da çok güzel bir ahenk coşku vardı; bende dayanamayıp katılmıştım.
Düşünüyorum da; şimdi aynı tezahüratı yapsam; veya başkaları yapsa, neler olur! Parça parça yaparlar insanı. Bıçaklarlar, yakarlar, hatta öldürebilirlerde!
Şunu demek istiyorum: Kimsede sporsever ahlakı kalmadı artık.
Fanatik gençler, çoluk çocuk sahibi babalar, takımı yenilse veya yenilmese gol atsa veya atmasa fark etmiyor; stat da, lokanta, kafe ve benzeri yerlerde ağza alınmayacak küfürler ediyorlar, birbirlerine hakaretler yağdırıyorlar.
Bunlar nasıl bir sporsever?
Bunların içinde tuttuğu takımın kalecisini, futbolcusunu bilmeyen insanlar var.
Yani, sırf deşarj olmak adına bağırıp çağırmak için gelen insanlar.

BU ADAMLARI NASIL TEDAVİ EDERİZ?
Bence, bayanlar ev hanımları spor konusunda biraz bilinçli olup en azından eşlerini dizginleyebilirler; bunun yolu da maçları beraber izlemekten geçer…
Aslında çok ta güzel bir keyif, ama nerde öyle hanımlar!
Onlar için VARSA YOKSA tv dizileri… Kadınlar günlerde dizileri anlatıyor, erkeklerde hep spordan bahsediyorlar. Eskiden erkekler askerliklerini anlata anlata bitiremezlerdi, BİRAZ GELİŞTİLER şimdi sadece futbol. Tamam, anladık, kabul. Ama insan gibi seyredin kardeşim, karşınızdakiler düşmanınız değil.
DÜNYAYA GELMEK TESADÜFLERE BAĞLIDIR. ZOR OLAN HAYATI HAYAT GİBİ YAŞAMAKTIR .EN KÖTÜ ŞARTLARDA BİLE MUTLU OLABİLMEKTİR. SAĞLIKLI VE SPORTİF KALMANIZ DİLEĞİYLE …