Başbakan Recep Tayyip Erdoğan AK Parti İl Başkanları toplantısında yaptığı konuşmada yargı, medya ve muhalefete çok sert sözlerle yüklendi.İşte o konuşmanın satır başları…
şte Başbakan Erdoğan’ın İl Başkanları toplantısında yaptığı konuşmanın satır başları:
Hükümetin hızını kesmeye çalışıyorlar. Biz bugüne kadar bu oyunu bozduk, bundan sonra da bozacağız. AK Parti iktidarıyla istikrarsızlık ülkesi olmaktan kurtuldu. Vizyonu, amacı belli bir ülke oldu. 16 ayda bir hükümetlerin değiştiği bir ülke olmaktan kurtuldu. Dışarıdan veya içeriden buraya bakanlar istikrar ülkesi görüyor.
ÖTEKİ HİSSEDENLERİN DERDİNİ DİNLEDİK
Biz millete hizmet için yola çıktık. Hizmet yolculuğumuza devam edeceğiz. Milletin derdini kendi derdimiz bildik. Kendini ötelenmiş hissedenlerin derdini dinledik. Biz bu ülkeye umut olduk. Hakkari’de, Tekirdağ’da, Muğla’da bizim eserlerimiz var.
Bırakın kirli senaryolar üretsinler. Biz yolumuza devam edeceğiz. Bütün kirli dosyalar ortaya çıkıyor. Birisi Meclis’te dediki Başbakan gensoru yalama oldu dedi diyor. Ama hukuk yalama oldu diyor. Esasında yasama yalama oldu. Görüyorsunuz yasalar nasıl yalama oldu. bugüne kadar nasıl farklı olduysak bugünden sonra da farkımız ortaya koyacağız.
KAPI KAPI DOLAŞACAKSINIZ
Onun için kapı kapı dolaşmaya mecburuz. bilesiniz ki biz dolaşmazsak kimse anlatmayacak. Size verdiğimiz broşürleri siz anlatacaksınız. Nerden bilsinler Ağrı’da 150 yataklı modern bir hastane yapıldığını.. Bunu kim anlatacak, biz anlatacaz biz…
Ölüm virajlarını ortadan kaldırdık. Eskişehir Ankara hızlı tren seferini başlattık. Daha önce var mıydı. yoktu. Şimdi uçaklar gidip geliyor. Otobüs bileti fiyatına yolculuk yapabiliyorsunuz. 7,5 senede 11 bin km yolu aştık. 15 bin km yolu da takvimden önce bitirecveğiz. 500 bin konut dedik ve 2011 yılında bunu tamamlayacağız. Üniversite olmayan il bırakmayacağız. Karadeniz sahil yolu bitmek üzere.. yol sonuna kadar da Konya-Ankara hızlı tren yolunu bitireceğiz
72 MİLYON YOLDAŞ OLACAK
Ortadoğu’nun Nobel Ödülü’nü benim şahsım adına Türkiye’ye veriyor. İspanya milletimiz adına bana ödül veriyor. Dünyada bir Türkiye notu esiyor. İşte kredi derecelendirme kuruluşları notumuzu arka arkaya arttırıyor. krizden en güçlü çıkan ülkedir diyor. Yeter mi yetmez… Doğuyu da Batı’yı da bayram yerine çevirecez. Bu ülkenin 7 bölgesi omuz omuza verecek horon çekecek, halay çekecek, zeybek oynayacak zılgıt çekecek. 72 milyon vatandaş yoldaş olacak. bu ülkenin fabrikaları tıkır tıkır işliyor. Bazen muhalefet diyor ki kepenkler kapanıyor. Onlar bardağın boş tarafını gösteriyorlar. ya dolu tarafı. Çifçi toprağın berektiyle coşuyor coşacak. Türkiye tarım ürünü ithal eden ülke olmayacak. Başladık ama daha fazla ithal edecez…
Bugüne kadar eğilmedi bükülmedi dik durdu ama dikleşmedik. Ne dediysek onu yaptı, Allah onlardan razı olsun desinler bize yeter.
SADECE BAĞIMSIZ DEĞİL TARAFSIZ YARGI
Statiko bu ülkeye dar geliyor. mevcut yapı bu ülkenin yapısına dar geliyor. Engelli demokrasi bu ülkenin kaderi değildir. Türkiye muasır medeniyetler seviyesine bu haliyle ulaşamaz. Türkiye prangalarından kurtulmak zorundadır ve kurtulacak. Türkiye reformlarını yeni şartlara hazırlamak zorundadır. Kimse kaygı duymasın, Türkiye gelişmiş bir hukuk devletine doğru yol alıyor. Vatandaşlarımızrahat olsun bu rotadan kimseye zarar gelmez. Menfaatimiz bu yoldadır. Aksi ispat edilmedikçe kimse suçlu ilan edilemez. Hiç kimse de dokunulmaz değildir. bu hukukun temelidir. Bütün iddiaları ortaya çıkaracak olan altını çiziyorum sadece bağımsız değil bağımsız ve tarafsız yargıdır. Suçlu ile suçsuzu ayıracak olan yargıdır. Herkes yargının içini kolaylaştırmaktır. Tahrik edici bir dil Türkiye’nin hayrına bir iş değildir.
MALTA ÖRNEĞİNE DERSİM’Lİ CEVAP
Malta sürgünlerini hatırlatanlar. Şimdi bu işle ne alakası var. Malta sürgünlerini hatırlatanlar 1938 yılına dönsünler ve Cumhurbaşkanı İsmet İnönü dönemindeki Tunceli sürgününü hatırlasınlar. Daha ileri giderlerse ellerimde bunların vesikası da var yeri gelirse açıklarım. Daha dökülecek çok şey var. Eğer milletim bunlara iktidar vermiyorsa bundan ötürü vermiyorlar.
Çetelere avukatlığa soyunanlar bulanık suda balık avlama fırsatçılığı yapıyor. Türkiye’de artık hava puslanmayacak, sular bulanmayacak. Sular artık tersine yokuş yukarı akıtılamayacak. Bugün olanlar suyun yatağını bulmasıdır.
KURUMLAR ÇATIŞIYORMUŞ…
Yatıryorlar kalkıyorlar, kurumlar birbiriyle çatışıyor. Böyle bir şey sözkonusu değil. Nerden çıkartıyorsun bunları? Gelin millete dayalı hukuka güvenin. Gelin sizde gücünüzü milletten yana alın. milletin sevincini paylaşın. Ne yaparsanız yapın bunların gurulanmak diye bir dert yok. Bunların kitabında teşekkür edilecek bir anlayış yok. Ama bizim felsefemiz ne at denize balık bilmezse halik bilir.
Türkiye artık eski Türkiye değil. Yaşananlar millet egemenliinin güç kazanmasıdır. Aslında vicdanların rahatlamasıdır. Kapalı kapılar arkasında planlar yapanlar bundan sonra karşılarında hukuku göreceklerini bilmedirler. Çeteler yoluyla mafya yoluyla milletin tercihlerini ilga etmek isteyenler karşılarında milleti ve milletin temsilcilerini bulacaklarını artık görmelidirler.
ERKEN SEÇİM YOK
Bu süreç sancılı bir süreçtir ama 72 milyon adına faydalı bir süreçtir. Artık öyle 16 ayda bir 2 senede bir seçim olmayacak. yok öyle bir şey.. Türkiye bunu öğreniyor.. Herkes sorumlu davranmalı. Biz sadece ve sadece yargıya yardımcı olmak durumundayız. Ama yargıya da dfiyoruz ki lütfen yürütmeye müdahale etmeyiniz. Lütfen sadece hükümete değil bağımsız kuruluşların haklarına da saygılı oldun. Amacımız hukuku kökleştirmektir. Bakın seçimi 5 yıldan 4 yıla indirdik. Ama biz bunu yaptık. Bu hep dedikodu olarak konuşuldu. Cumhurbaşkanı’nı halk seçsin dedik ve milletimiz de halk seçsin dedi. bu adımları biz attık. Biz milletimizden çekinmiyoruz. Milletimize saygımız var ama saygısı olmayanlar dolanbaçlı yollara sapıyor. biz bugün varız yarın yokuz. Ama millet kalıcıdır. AK Parti aklıselimle hareket edecektir. Talimatla manşetler atan ve ellerinde körüklerle sağa sola ateş taşıyanlar amaçlarına ulaşamayacaklar.
KÖŞE YAZARŞARINA SAHİP ÇIK YOKSA…
Üçlü zirveye öyle yorumlar yapıyorlar ki.. Bir Cumhurbaşkanı’nın Başbakan ve Genelkurmay Başkanını çağırıp görüşmesi yanlış şeylermi? Ben bu yazıları yazan gazetelerin patronlarına sesleniyorm ‘Ne yapayım hakim olamıyorum’ diyemezsin. Sen maaşını veriyorsun. Bir taraftan gelip hükümete vuracaksın bir yandan da köşe yazarlarına sahip olamayacaksın. Bu noktada ben uyarımı yapmak zorundayım. Bu ülkeyi germeye de hakları yok… Bir ülkenin yönetiminde bu tür anlayışların yeri olamaz. Herkes fikrini söyler ama o insanlara da o kalemi teslim edenler ‘kusura bakma kardeşim bu dükkanda sana yer yok’ demeli. Herkesin birlik ve beraberliğe ihtiyaç var.
AĞZINIZDAN ÇIKANI KULAĞINIZ DUYSUN
Bakın geçtiğimiz günlerde iki vekilimiz bir takım sözler sarfetti. Biz bu sözlerin karşısındayız ve bu arkadaşlarımız hakkında derhal inceleme başlattık. Buradan sesleniyorum ağzınızdan çıkanı kulağınız duysun. Bu sözler benim partimin görüşüne uyuyor mu diye düşünürüm.