Milattan önce 2300 2500 yılları arasında Mezopotamya’da yaşayan ve şahane bir güzelliğe sahip olan Enlil adında Sümerli bir rahibe, Kral Su-Sin’e aşıktı. Sümerlilerin yeni sene bayramında, tesadüfen kralın gözüne çarparak onunla evlenmeğe muvaffak oldu. Evlendiği gün de aşk ateşi ile, sevgilisi krala bir şiir yazdı. Gerçek sevginin sembolü olan şiir sarayda o kadar beğenildi ki, daha sonra o devrin en ünlü musiki üstatları tarafından bestelendi ve kısa zamanda halk arasına kadar yayılarak ebedileşti. Aşkını taşlara kazıtan güzel rahibe Enlil mektubunda şöyle yazıyor:***
Güveyi, kalbimin sevgilisi,***
Senin güzelliğin fazladır, bal gibi tatlı ***
Beni büyüledin,***
Senin önünde titreyerek durayım,***
Güveyi, seni okşayayım,***
Benim kıymetli okşayışım baldan hoştur,***
Bağışla bana okşayışlarını, ***
Benim beyim Tanrım,***
Benim beyim baygınlığım,***
Enlil’in kalbini memnun eden Su-Sin’im,***
Bağışla bana okşayışlarını.